Biber Hapı

Biber hapı doğal zayıflama acı meksika biber kapsülü resmi satış sitesi.

K Vitamini

Cuma, 15 Oca 2010 yorum ekle yorumlara git

K1 fîllokinon, K2 menakinon,
K3 menadiyon
K vitamin yağda eriyen bir vitamindir ve üç şekilde bulunur. K1 sarı renkli bir maddedir, doğal olarak bitkiler tarafından üretilir, ama suni olarak elde edilmesi de mümkündür. K2 vitamini biraz daha düşük etkinlikte bir bileşen şeklidir; soluk sarı renklidir ve yapısı Kı’e kıyasla doymamıştır. İnsanın midebağırsak yollarındaki çeşitli mikroorganizmalar tarafından sentezlenir. K3 vitamini (menadiyon) sentetik kökenlidir ve diğer şekillere kıyasla daha az önemlidir. K4 ve Ks de suni yoldan elde edilebilir. Doğal K vitaminin (K1 ve K2) iki katı kadar etkilidirler. K vitamini de, E vitamini gibi, insan sağlığı için vazgeçilmez olan, benzer kimyasallardan oluşan, kinon adı verilen bir grup halinde bulunurlar. K vitamini gereksiniminin büyük bölümü bağırsaktaki bakteri tarafından üretilen K2 tarafından karşılanır. Yeşil sebzelerde, deniz yosunu, patates, karaciğer, yumurta, buğday tohumu, balık, kabuklu yemişler, kaba yonca, pekmez, yoğurt, balık karaciğeri yağı, süt ürünleri, mısır ve soya fasulyesi yağında bulunur. biber hapı
K vitamini 1935′te Henrik Dam tarafından keşfedilmiştir. Kaba yonca ile bozulmuş balık unundan elde ettiği karışımın, az yağlı rejimle beslenen tavuklardaki kanamayı durdurduğunu bulmuştur. Kaba yoncadan ayrıştırılan kimyasal fillokinondur (K1). K vitamini ısıya, hava ve neme dayanıklıdır. Ama bileşenleri, güneş ışığı ya da ultraviyole karşısında kolayca ayrışır. Yağda eriyen diğer vitaminler gibi, K vitamini de bağırsaklardaki yağ tarafından emilir ve lenfatik sistem aracılığıyla kan dolaşımına dahil olur.
K vitamininin vücuttaki rolü, karaciğerdeki protrombin gibi kanı pıhtılaştıran etkenlerin sentezine izin vermektir. Protrombin kanda serbest olarak bulunur; asıl trombinin etkin olmayan habercisi durumundadır. Trombin kanın pıhtılaşma sürecinde görev alan bir protein olmakla birlikte, bir enzim gibi de davranır. Kanın pıhtılaşması sürecinin son aşamasında, çözünebilir fîbrinojen proteinini çözünemez fibrin proteinine dönüştürür. K vitamini bir dizi kah pıhtılaştmcı faktörün üretiminde yer alır, bunlar protrombin gibi bir dizi reaksiyona girerek kanın sıvı halden katı hale geçişini sağlarlar; kan kaybını önler ve daha kolay iyileşebilmesi için yarayı adeta mühürlerler. Bazı kaynaklar, K vitamininin enerji metabolizmasının iki bileşeninde, yani elektron taşıma zincirinde ve oksidatif fosforilasyonda da görev aldığına inanırlar.
Fillokinon (K1 vitamini) eksikliği, osteoporoz ya da kırılgan kemik hastalığının başlamasına neden olabilir. K1 vitamini yeni kemik oluşumundaki proteinlerin oluşumunda, yani osteokalsin metaboliz masında katalizördür. K1 vitamini bulunduğu süre ce, osteokalsin kalsiyum iyonlarıyla bağlanacak v kemikler normal bir kalsifikasyon geçirecektir. Günümüzde birçok uzman kandaki K1 düzeyinin ölçülmesini önerir; böylece kadınlardaki osteoporoz riski saptanıp gereken önlemler hastalık başlamadan alınabilecektir. Eğer osteoporoz zaten bir kadının kemiklerini etkilemeye başlamışsa, K1 vitamini takviyesiyle kemik dokularının tekrar kalsifîkasyonu için bir şansı olacaktır. Tabii bu arada, ağrı, kırılmalar ya da boy kısalması gibi birkaç sorun olması normaldir. Kan serumu testi artık hem bu rahatsızlığı çeken hem de ailesinin geçmişinde bu hastalık görülmüş kadınlara önerilmektedir. Bu test, tromboz ya da kan pıhtılaşması sorunları nedeniyle antikoagülan tedavi görmekte olan kişilere uygulanamaz. K1 vitamini noksanlığı, normalde yeterince yeşil sebze yemeyen kişilerde ve yağ sindirimi ve emilimiyle ilgili sorunları olanlarda daha çok görülür. Japonya’daki araştırmalar, osteoporoz rahatsızlığı çeken kadınlara uygulanan K1 vitamini takviyesinin, kemiklerinden kaybolan kalsiyum oranını yüzde 1850 arasında düşürdüğünü ve bu takviye sayesinde, kırık kemiklerin daha hızlı iyileşmesinin sağlandığını göstermiştir. İkinci durum hem osteopo j rozlu, hem de sağlıklı bireyler için geçerlidir.
K vitamini eksikliği alkolizm nedeniyle ya da karaciğer ve bağırsak rahatsızlıklarına veya sindirim j sisteminde yağ emilimiyle ilgili bozukluklara bağlı olarak ortaya çıkabilir. Uzun süreli antibiyotik kullamım, K vitamini üreten mide bağırsak siteminde! k1 doğal bakteri florasını yok edebilir. Bu nedenle, pıhtılaşma sağlamak için gerekli maddeler kanda yeterli miktarda bulunmadığından, iç kanama riski doğar.
Aspirin içeren ağrı kesiciler de vücudun K vitamini gereksinimini artırır. K vitamini bazı büyük ameliyatlardan önce hastalara verilir. Yüksek dozda E vitamini (800 mg’dan fazla) antikoagülan etkisi olj duğu, ancak bunun K vitamini ile beraber alınması halinde, birbirlerini engelleyecekleri doğrulanmıştır. K vitamini takviyesi genellikle yalnızca osteoporoz riski taşıyan kişilere koruma amacıyla, osteoporozlulara, karaciğeri alkol nedeniyle zarar görmüş olanlara, ya da antibiyotikle tedavi edilen ciddi yanıkları olanlara verilir. Yeni doğan bebeklere K vitamini iğnesi yapılarak kanama riskinin önüne geçilir; bu vitamini doğal yoldan üretecek olan bakteri florası, ancak doğumdan birkaç gün sonra oluşur.

  1. şimdilik yorum yok.
  1. şimdilik geri bağlantı yok
üst
Copyright © 2010-2012 Biber Hapı
Biber hapı ile sağlıklı ve güvenli zayıflamanız için orjinal biber hapı kullanmanızı tavsiye ediyoruz. Rss Feed
www.biberhapibayi.com pdf dosyası Biber Hapı Pdf | Biber Hapı | Biber Hapı Zayıflama