Vücudumuzun büyük bir kısmı sudan oluşur, dünyanın yarısından çoğu suyla kaplıdır. Atmosfer de buhar ve bulut şeklinde su ile doludur. Su hayattır, sağlıktır ve dengedir. Suyun yararlan için çok şey söylenmiş ve hala söylenmektedir. Temizliğinden emin olmadığımız durumlarda su içmekten kaçınmalıyız. Vücudumuzun karmaşık kimyasal yapısı temiz olmayan sulardan kapabileceğimiz mikroplan ya da toksik maddeleri yokedemez. Bu nedenle de şehir şebekesine verilen su değişik işlemlerle temizlenmektedir. “Maden suyu” adı verilen suların daima faydalı olan özellikleri vardır. Değişik tipte topraklann içinden geçtiği için madensel tuza sahiptir. devamını oku…
Düşünceler ve fikirler eylemleri yönlendirir. Önceki bölümde düşüncelerimizi ne şekilde denetim altında tutmayı başarabileceğimizi, yetersizlik ve korku düşüncelerini dışlayarak mutlu ve huzurlu düşüncelere nasıl kavuşabileceğimizi gördük.
Aynı şekilde düşüncelerinizi bir hedefe yönlendirebilirsiniz. Evde sakin bir ortam sağlamak, işinizde başarılı olmak ve sizi su anda en çok ilgilendiren: DAHA ÖNCE OLDUĞUNUZ GİBİ TEKRAR KIVRAK VE DİNAMİK OLMAK gibi. Her sabah bu fotoğrafa bakmakla, ulaşmak istediğiniz hedefi beyninize işlemiş olacaksınız. Gereksinme duyduğunuz her an düşünceleriniz bu görüntüyü size aktaracaktır. Bir Hint düşünürüne göre: “İnsan düşündüğünü olur“. Gerçekten de görünümünüzü değiştirmek istiyorsanız. Bunu başarabilirsiniz.
Şimdi bize “Otuz yaşındayım ve zayıfım diye kendimi inandırsam bir kaç gün içinde yapımda köklü bir değişiklik olur mu” diye bir soru yöneltebilirsiniz. Böyle bir şeyin olmaması doğaldır. Çünkü ne siz. ne de biz sihirbazız. Bu fikri farkında olmadan bilinçaltınıza yerleştirmekle, zayıflama konusunda kendi kendinize yardımcı olacak ve bu yönde attığınız her adımda kazançlı çıkacaksınız. devamını oku…
Bir hanım (Veliler toplantısında):
“Bu görüşmeler çok uzun sürüyor. Başım da öyle bir ağrıyor ki”
Yanındaki hanım; “Ya bir aspirin alın yahut da temiz hava için dışarıya çıkın.”
Hanırn; “Bilmem başım neden böyle ağrıyor. Eskiden ağrımazdı. Belki de karaciğerimde bir şey var. Oysa rejim yaptığım için karaciğerimin yorgun olmaması gerekir.” Yanındaki hanım; “Rejim mi yapıyorsunuz?” Hanım; “Son zamanlarda biraz kilo aldığım için rejim yapıyorum. Bir kaç ay içinde en azından sekiz kilo aldım. Bunun üzerine perhiz yapmaya kararverdim. Birarkadaşım önerdi.”
Yanındaki hanım; “Perhiz mi? Yani tam bir perhiz mi?” Hanım; “Aşağı yukarı evet. Günde bir litre su içiyor ve bir elma yiyorum. Arkadaşım bu perhizi bir Alman kliniğinde yapmıştı. Görünüşe göre bunun sonuçları olumlu. Yanındaki hanım; “Kaç günden beri bu rejimi yapıyorsunuz.”?
Hanım; “Dört günden beri. Yalnız kolay bir iş değil.” Yanındaki hanım; “O zaman başınızın ağrıması gayet normal. Hatta ben ayakta nasıl durabildiğinize şaşırıyorum. devamını oku…
Yaşlı bir alime, çok yaşamasının sırrını sormuşlar. O da, (Biz iki günde üç defa yemek yeriz. Yemeği iyi pişiririz, iyice çiğnemedende yutmayız, acıkmadan yemeyiz, henüz iştahımız varken sofradan kalkarız. Sabah kahvaltısını erken yaparız, akşam yemeğini geç yeriz.) demiştir.
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Sağlıklı ve çok yaşamak için, eşine ihtiyaç halinde yaklaş. Münasebetin fazlası bedene, azı ise ruha zarar verir. Ayda bir ishal edici bir şey al, yılda bir kan aldır.
Çok üzüntüve çok şiddetli sevinç zararlıdır, kanı pıhtılaştırabilir.Boş durmamalı, bir işle meşgul olmalıdır. Atalarımız demişki: biber hapı
Ayağını sıcak tut, başını serin,
Bir işle meşgul ol, düşünme derin.
Hastalığa sebep olan şunlardan sakınmalıdır: Gece az, gündüz çok uyumak, tok iken yemek yemek, idrarını tutmak. Sık sık cinsi münasebbette bulunmak. devamını oku…
K1 fîllokinon, K2 menakinon,
K3 menadiyon
K vitamin yağda eriyen bir vitamindir ve üç şekilde bulunur. K1 sarı renkli bir maddedir, doğal olarak bitkiler tarafından üretilir, ama suni olarak elde edilmesi de mümkündür. K2 vitamini biraz daha düşük etkinlikte bir bileşen şeklidir; soluk sarı renklidir ve yapısı Kı’e kıyasla doymamıştır. İnsanın midebağırsak yollarındaki çeşitli mikroorganizmalar tarafından sentezlenir. K3 vitamini (menadiyon) sentetik kökenlidir ve diğer şekillere kıyasla daha az önemlidir. K4 ve Ks de suni yoldan elde edilebilir. Doğal K vitaminin (K1 ve K2) iki katı kadar etkilidirler. K vitamini de, E vitamini gibi, insan sağlığı için vazgeçilmez olan, benzer kimyasallardan oluşan, kinon adı verilen bir grup halinde bulunurlar. K vitamini gereksiniminin büyük bölümü bağırsaktaki bakteri tarafından üretilen K2 tarafından karşılanır. Yeşil sebzelerde, deniz yosunu, patates, karaciğer, yumurta, buğday tohumu, balık, kabuklu yemişler, kaba yonca, pekmez, yoğurt, balık karaciğeri yağı, süt ürünleri, mısır ve soya fasulyesi yağında bulunur. biber hapı
K vitamini 1935′te Henrik Dam tarafından keşfedilmiştir. Kaba yonca ile bozulmuş balık unundan elde ettiği karışımın, az yağlı rejimle beslenen tavuklardaki kanamayı durdurduğunu bulmuştur. Kaba yoncadan ayrıştırılan kimyasal fillokinondur (K1). K vitamini ısıya, hava ve neme dayanıklıdır. Ama bileşenleri, güneş ışığı ya da ultraviyole karşısında kolayca ayrışır. Yağda eriyen diğer vitaminler gibi, K vitamini de bağırsaklardaki yağ tarafından emilir ve lenfatik sistem aracılığıyla kan dolaşımına dahil olur. devamını oku…
Son Yorumlar