Gördüğünüz gibi zayıflama hedefinize ulaşmak için aklınızdan ve vücudunuzdan olabildiğince yararlanmalısınız. Bunun dışında zayıflamanın püf noktalarına özen göstererek çevrenizi de kullanabilirsiniz: Hava, güneş, madeni tuzlar ve çiçekler sizin yardımcılarınız ve dostlarınızdır. Meksika Biber Hapı
HAVA
Soluduğunuz hava ne kadar temiz, yani bol oksijenliyse vücudunuzda bulunan yağları yakmak için size o denli yardımcı olmaktadır. Evinizi ya da büronuzu sık sık havalandırmanız gerekir. Parklarda ve ağaçların altında yürümeli, sabah saatlerinde
ormanda gezinirken derin derin nefes almalısınız. Burnunuzdan nefes alıp, ağzınızdan çıkarmalısınız. Eğer zamanınız varsa günde bir ya da iki kere aşağıdaki hareketleri yapın:
Ayaklarınızı hafifçe açarak durun. Ellerinizi sırtınızın alt kısmında birleştirin. Bu duruşunuz sırasında derin derin nefes alın. Nefesinizi yavaş yavaş verirken ellerinizi başınızın üzerinden geçirerek ve vücudunuzun etrafında bir çember çizerek bacaklarınıza kadar getirin. Daha sonra yine ellerinizi sırtınızın alt kesiminde birleştirerek aynı hareketi tekrarlayın. Vücudunuzun da havaya ihtiyacı vardır. Çinlilerin cilde “üçüncü” dediklerini biliyor musunuz? Daima “nefes alan” kumaşlardan yapılmış giysiler giymeye önem verin {yani sentetik kumaşlardan yapılmış giysilerden kaçının). Her fırsatta kollarınızı ve bacaklarınızı açın, derinizin nefes almasını sağlayın. Kırmızı Meksika Biberi
GÜNEŞ
Güneş uzun yıllar boyunca tanrı olarak kabul edilmekteydi. Bugün deniz kıyılarında vücutlarını güneşe sunanlar geçmişteki bu düşünceden pek de uzaklaşmış sayılmazlar. Güneş ışınlarının yararlı olduğunu bilmekle birlikte yine de ölçüyü kaçırmamamız gerekmektedir. Güneşingirmesi için evinizi açın. Güneş değdiği her yere ışık, sıcaklık ve sevinç getirmektedir. Bırakın güneş teninizi ve içinizi ısıtsın. Ancak insanlar güneşe karşı hassastırlar. Yaz güneşinin kuvvetli ışınlarından halı ve eşyaların rengi solar. Cansız eşyalar bile güneşin kuvvetli ışınlarından etkilendiğine göre siz daha da hassassınız. SİZ günün belirli saatlerinde ve kademeli bir şekilde; sabah erken ve öğleden sonra güneşe çıkmalısınız. Bu saatlerde güneş ışınları daha yararlıdır. Öğle üzeri güneş ışınlarından kaçınmanızda yarar vardır. Bu saatlerde güneş ışınları yakıcı olduğu için cildi kurutmaktadır.
Güneşe çıkmak İçin en uygun saatler sabah 8-10 ile öğleden sonra 4-6 arasıdır. Her yıl yaz aylarının başında doktorlar bu konudaki tavsiyelerin tekrarlamaktadırlar. Fakatheryıl biran önce kararma isteğimiz vücudumuza zararlı olacak aşırılıklara kaçmamıza sebep olmaktadır. Siz makul bir kişi olarak güneşten teninizin rengini değiştirmesini istemek yerine, kan dolaşımınızı hızlandırmasını, sizi terletmesini, vücudunuzda toplanmış olan toksinleri atmanıza yardımcı olmasını ve size yeni bircaniılık kazandırmasını istemelisiniz.
BİTKİLER
Otlardan yapılan içeceklerin yararları artık herkesçe bilinmektedir. Doğal maddelere ilgi gösteren doktorların tavsiyeleriyle eczane ve baharçılarda, çiçek, kök, sap ve otların satışları oldukça yükselmiştir. Ancak bir bitkiden kısa bir süre içinde kilo vermenize yardımcı olmasını beklemelisiniz. Sonuçlar geç ve kademeli bir şekilde elde edilebilînir. Otlar ve bitkiler yalnızca sağlıklı beslenmenizi tamamlayabilir.
Bitkileri 10-15 dakika kadar kaynatıp, suyunu içebilirsiniz. Bu şekil daha etkilidir. Kaynatılmış bitki sulannı içiyorsanız bunu sistemli bir şekilde yapmanızda yarar vardır. Yani 10 gün süreyle günde 1 veya 2 fincan içmelisiniz. Bir hafta ara verdikten sonra tekrar başlayın.
Yatmadan önce içeceğiniz fincana, atacağınız yarım şeker dışında diğer bitki özlerine şeker atmamalısınız. Ancak her içeceğinize birkaç damla limon ya da portakal çiçeği suyu katabilirsiniz. Size aşağıdaki otları içmenizi tavsiye ederiz.
- Fındık ağacı kabuğu
- Kayın ağacı yaprakları
- Biberiye, biber hapı
- Rezene yapraklan
- Mısır püskülü
- Erkeç sakalı
- Fasulye kabuğu
- Çin anasonu
- Ayrık otu
DİKKAT: Otları hiçbir zaman karıştırmayın. Sevdiğiniz bir otu seçin ve yalnız bunu kullanın. Eğer değişik ot cinslerini kullanmak istiyorsanız, her birini 10 günlük bir dönem için kullanın.
DUYU ORGANLARIMIZ
Beslenmeyle ilgili duyu organlanmız iyi gelişmiş olmalıdır. İik başta iştahımız yerinde olmalı ve mide sıvıları tatmin edici bir şekilde faaliyete geçmeli ve sonunda gıdanın yakılması için psikolojik açıdan iyi bir durumda olmalıyız, öncelikle, çağımızda büyük bir değişikliğe uğrayan, neredeyse tek bir formüle bağlı olarak şekillendirilen, bebeklerin ve çocukların beğenileri gözönüne alınmadan hazırlanan mamalara ve buna bağımlı olarak tad olayına değinelim. Çocukların tad duyulannın gelişmesi için zaman zaman onlara büyüklerin yediklerinden tatttrmalıyız. örneğin bizim yediğimizden omletten, peynirden veya domatesten tattırmamız yerinde birhareket olur. Daha sonra ise çocuklara ne yiyeceklerine kendilerinin karar vermelerine hak tanımalıyız. Çocuklara bizim istediğimiz ve özellikle tatlı olan gıdaları yemeleri için baskı yapmamalıyız. Tat alma duygusunu çocuğunuza kazandırmayı başardığınız gibi siz de ağzınıza attığınız her lokmayı iyice çiğneyerek damak zevkinizi arttırabilirsiniz. Taze bir kırmızı trup, güneşte olgunlaşmış bir domates, bir çatal tavuk bir parça lezzetli gravyer, ağzınızda kıyaslanmayacak bir lezzet yaratacak ve bu tadın mümkün olduğu kadar daha çok sürmesini isteyeceksiniz. Lokmalarınızı iyi çiğneyerek yemeklerden daha çok zevk alacaksınız. Lokmanızı yuttuktan sonra artık hiçbir şey hissedemezsiniz. Ne kadar çok çiğner, lokmalarını daha ağır yutarsanız, o kadar az yemiş olursunuz.
KOKU duyusu tadın yardımcısıdır. Ağzın çalışmasını hazırlar ve pityalin içeren salyanın oluşmasına yardımcı olmaktadır. Salyamız ise nişastanın dağılmasına yardımcı olmaktadır. Nişastanın yağ yaptığını dikkate alırsak, salyanın oynadığı büyük rolü kolayca anlayabiliriz. Daha gıdaları yerken salya ile dağılmaktadır. Demek ki koku duyunuzu da geliştirmeniz gerekiyor. Koku duyunuzun kirli hava içinde “kaybolmasına” imkan vermeyin.
Oturduğunuz yeri stk sık havalandırın ve çevrenizden gelen kokuların kaynağını bulmaya çalışın. Ağaç, ot, deri, kumaş, bitki, meyva, peynir, tahta kokularını tanımaya özen gösterin.
GÖRME duyusu da diğer duyu organlanmızın üzerinde büyük bir rol oynamaktadır. Bu nedenle de yemeklerin güzel bir şekilde servis yapılması, güzel örtüler, renkler ve düzenli bir masanın kurulması gerekmektedir.
Sanayileşmiş gıda maddeleriyle uğraşanlar, gözün ne büyük rol oynadığını bildikleri için gıda maddelerinde suni renklendiriciler kullanmaktadırlar. Fakat biz pazarlarda satılan daha gerçek renk ve kokudaki taze gıda maddelerini tercih etmeliyiz. Bahsettiğimiz üç duyu organımızı tatmin etmek için yemeklerimiz bol çeşitli olmalıdır.
GÖRME ,KOKLAMA VE TADMA. İşte iyi yemek yeme sanatının üç temel öğesi.
Son Yorumlar